Ben Melis 25 yaşında dul bir bayanım. Yaşadığım bir hafta sonu tatil maceramı sizinle paylaşmak istiyorum. Bir kuaför salonunda çalışıyordum. O dönemde kocamdan ayrılmış bunalım içindeydim. Salona gelen ve samimi olduğum bir müşteri bana “ Git kızım bu hafta sonu iki gün tatil yap, değişiklik yaşa, bir geceliğine kendine erkek arkadaş bul, hayatında bir şeyler olsun. Seks falan yap “ dedi. “ Tatil olabilir “ dedim,” ama seksmiş, erkekmiş onlar bana göre değil daha yeni bir ilişkiyi bitirdim. Zaten bir başka beraberlik düşünecek durumda değilim “ dedim. Arkadaşımsa bana “ sana devamlı ilişki demiyorum ki kızım “ dedi. “ Bir gecelik yaşa, hayatın renklensin, kafan dağılsın, adını, adresini vermezsin olur biter. Tatildesin nereden gelip koca İstanbul’ da seni bulacak “ dedi. Belki de haklıydı. Neden olmasın diye düşündüm. Nasıl olsa artık yalnızdım, hayatımı özgürce, kimseye bağlanmadan günlük yaşayabilirdim. Bir başka müşteride arkadaşına anlatırken duymuştum. Kadın sırf zevk için, fantezi olsun diye, para karşılığı seks yapmış, fahişe gibi giyinip, süslenip sokağa çıkmış falan diye anlatıyordu. Baktım ki insanlar hayatlarını renklendirmek için çaba harcıyor, bense bir adamdan ayrıldım diye moralimi bozup oturuyorum. Hemen karar verdim, hafta sonu iki günlüğüne Marmarise gidecektim. Cuma günü geceden bindim otobüse ve sabah orada oldum. Önce kendime güzel bir pansiyon bulup hemen yerleştim. Duşumu aldıktan sonra dışarı çıktım. Denize gittim, gezdim biraz alışverişten sonra bir kafede bir şeyler içerken akşam neler yapacağımı düşündüm.

Karar vermiştim bu gece bir defa için orospu olacaktım. Akşam geç saate kadar dinlenip odamda hazırladım kendimi yeni işime, orospuluk fikri çok hoşuma gitmişti. Daha doğrusu bir gecelik olması
güzeldi ve hiç tanımadığım bir erkeğe siktirecektim amımı, birde üste para alacaktım. Değişik bir
fantaziydi bu. Rahat olmak için birazda içki içtim. Nede olsa hiç tanımadığım bir adama güvenecek,
onunla gidecek ve koynuna girecektim. Bu yüzden alkolün beni rahatlatacağını, utanma ve sıkılma
gibi duyguları ortadan kaldıracağını düşünmüştüm. Saat 23.00 sıralarında üzerime, belimin çoğunu
açıkta bırakan bir bistüyer, altıma siyah deriden çok mini bir etek ve dizlerimin üstüne gelen siyah
çizmeler giyip dışarı çıktım. Tam bir sokak yada bar orospusu olmuştum. Taş gibi vücudum vardı. Sapsarı röfleli uzun saçlarım, top gibi iri ve sert göğüslerim ve sütun gibi dolgun bacaklarımla bütün
erkeklerin ilgi odağı olmuştum sokaklarda. Bense biraz korkarak sağıma soluma bakıyordum. Ama
bu gece hiç seçim yapmadan karşıma çıkan ilk erkeğe parasını ödemesi karşılığında amımı siktirecektim. Madek bir geceliğine de olsa orospuluk yapacaktım, kuralına göre oynamam gerekiyordu oyunu. Sikişeceğim erkeği beğenip beğenmeme gibi bir seçeneğim yoktu. Adam fiyatımı öderse amım onundu yalnız bir sorun daha vardı. Ya bu herifle bir başka gün başka yerde karşılaşırsam ve beni tanırsa sorusu kafamı çok kurcalıyordu. Ama karar da vermiştim geri dönüşü de yoktu. Sonun da çıkar yol bulmuştum. Yabancı turist bulacaktım kendime müşteri olarak. “ Tamam dır kızım melis.” Dedim kendi kendime. Bu işi de kıvırdın hem de uluslar arası orospu olarak. Hemen yabancı müzik duyduğum bir bara attım kendimi. Hiç vakit kaybetmek istemiyordum. Bir sürü turist erkek ve kadın vardı, fakat gö-züme birisi takıldı. Sarışın yakışıklı atletik bir tipti. Gördüğüm kadarıyla da yanında kız arkadaşı falan da yoktu. Bunu tavlayabilirdim. Adamın masasına giderek oturabilir miyim diye işaretle sordum. Herif beni görünce şaşırdı kaldı. Uzun uzun baktı durdu. Beğendiği belliydi. Ayağa kalkarak lütfen buyrun dercesine oturmam için kibarca sandalyeyi çekti. Konuşmak istiyorduk ama birbirimizin dilinden anlamadığımız için zorlanıyorduk. Neyse işaret falan anlaşıyorduk. Beni beğenip beğenmediğini, isteyip istemediğini sordum. Adam bacaklarımı kesiyor, ara sıra da konuşurken elleriyle dokunuyordu. Açık göğüs dekoltem ve sütyen takmadığım için uçları firlamış memelerim zaten çılgına döndürmüştü onu. Para verirse onunla kalacağımı zorda olsa anlattım ona, azgın herif hemen cüzdanı çıkarıp açtı ve bana uzatarak ne kadarsa al der gibi baktı, bende içinden epey yüklü bir miktar alıp çantama koydum. İlk işimdi, sıfır kilometre orospuydum, ucuza gitmem mümkün değildi. Bu arada rolüme alışabilmek ve rahat olabilmek için bol bol içiyordum. Adamın adı Tony’ di. Çok azgındı. Sarılıyor, öpüp okşuyor, ellerini bacaklarımda ve bacak aramda gezdiriyordu. Bir ara dansa kaldırdı. Slow müzik çalıyordu, sevişir gibi dans ediyorduk. Onun tüm yaptıklarına ben de karşılık veriyordum. Ne de olsa parasını almıştım. Hakkını vermeliydim. Adam neredeyse dans ederken sikecekti beni. Felaket azmıştı beni görünce. Zaten bu kıyafetle bırakın erkekleri, kadınların bile dikkatini, ilgisini çekmiştim. Her tarafımı öpüp, yalıyor, açıkta kalan belimi ve blüzumun içinden sırtıma kadar soktuğu elleriyle okşayıp sıkıyordu. Sık sık eteğimi sıyırmak için atılıyor ama her seferinde de durduruyordum. Bir çok insan bizi izliyordu ve ben bundan rahatsız olmuştum. Aslında bende zevke gelmiştim amcığım bile sırılsıklamdı. Tony zaten beni tahrik etmiş ve etmeye de devam ediyordu. Kalkmış yarağını önüme iyice yaslamış o vaziyette dans ediyorduk. Ortam müsait olsa orada pistin ortasında siktirecektim kendimi adama. Yarak amıma baskı yaptıkça delirecek gibi oluyor, sonunda o yarağı yiyeceğimi bildiğim içinde zevkten içim sıcak sıcak yanıyordu. Her şeyden önce o yarağı çok merak ediyordum. Kısamıydı, uzunmuydu. İncemiydi, kalın-mıydı ? Yarak önümde taş gibi duruyordu ama dışarı çıkamıyor, içime giremiyordu. Sonra tuvalet aklı-ma geldi. Tony gel diye elinden tuttum ve doğruca erkekler tuvaletinde bir kabine girdik ve hemen eteğimi sıyırdım. Bu arada Tony külotumu yırtarak çıkarıp aldı, cebine koydu. Bistüyerimi yukarı kaldırdı ve beni duvara yaslayıp kocaman memelerimin uçlarını yalayıp ısırmaya başladı. Onun dil ve diş darbeleriyle birlikte amımın ateşi daha da yükselmişti. Hemen fermuarını açıp yarağını dışarıya çıkardım. Eğilerek onu ağzıma almaya başladım. Bu arada Tony’ de kafamı bastırarak hepsini almamı istediğini belli ediyordu. Yarak öyle büyüktü ki hepsini almakta çok zorlanıyordum. Kocaman ağzıma girmeyen bu yarak benim küçücük amıma nasıl girecekti. Merak ediyordum ki, Tony saçlarımdan tutup
çekerek beni ters çevirip domalmam için bastırdı. Bir elimi borulara, diğerini de klozetin kenarına koyarak önünde domaldım. Zevkten şişmiş, kabarmış amımı Tony’e buyur geçir der gibi uzattım. Gördüğü güzellik karşısında dayanamayan Tony sokmadan önce tadına bakmak istemiş olacaktı ki ağzını dayayıp yalamaya, emmeye başladı. Benim inlemelerim artık yükselmiş hatta çığlıklara dönmüştü. “Sok hadi, sok” diye bağırıyordum. Ama adam anlamıyor yalamaya devam ediyordu. Sonunda kolundan tutup çektim ve yarağını elimle kavrayıp arkadan amcığıma dayamaya çalıştım. Tony ne istediğimi anlamıştı. Hiç bekletmeden geçiriverdi ıslanmış amıma. O anda o koca yarak, yara yarak İçime girmiş, hızla gidip gelmeye başlamıştı. Kısacası gavur beni harika sikiyordu. Eski sevgilim bile beni böyle bağarta bağarta sikememişti. Mutluluk çığlıklarıyla ikimizde boşalmıştık. Toparlanıp dışarı çıktığımızda lavabonun önünde bekleyen iki erkek vardı. Onlar da turistti, bizim içeride sikiştiğimizi
anlamışlar seslerimizden tahrik olup otuzbir çekiyorlardı. İki adamında elinde yarakları karşımda durduklarını görünce şok olmuştum. Adamlar Tony ile konuşuyorlardı. Tony onları masaya çağırmış olacak ki, bizimle birlikte salona gelip yanımıza oturdular. Tony garsona içki siparişi verdi. İçkilerimizi içerken yeni dostlarımız gözleriyle beni süzüyor, sanki gözleriyle sikiyorlardı. Ne biçim bir geceydi bu. Üç erke-ğinde yarağını görmüş, birininkini de bağıra bağıra yemiştim, hem de bir bar tuvaletinde. Ya öbürleride zorla kabine girselerdi ? Kimbilir belk**e hoş olurdu… diye düşünürken, adamların üçüde birbirleriyle konuştuktan sonra cüzdanlarını çıkardılar. Daha önce Tony’ den almış olduğum para kadar parayı her biri ayrı ayrı bana uzattı ve işaretle üçüyle birlikte seks yapmamı teklif ettiler. Para yüksekti ama ben bu işi para için yapmıyordum. Tabi ki bunu onlar bilmiyordu. Sonra birde bir kişiyle ve sadece bir kere yapacağım diye karar, almış kendi kendime söz vermiştim. Olmaz diye işaret ettim, fakat birisi biraz daha para çıkardı. Ne kadar para verirse versinler beni satın alamazlardı. Hele aynı anda üç adam cesaret edemezdim. Tekrar olmaz diyeceğim sırada iki ayrı adamın eli Tony ve diğer adam yani iki yanımda oturanlar ellerini bacaklarıma uzatıp, okşamaya başlamışlardı beni. Şaşırmıştım ama bir o kadar da hoşuma gitmişti. Bir anda değişik bir elektrik almıştım, tamam olur diye başımı allayıverdim. Hemen hesabı isteyip bardan çıktık. Doğruca Tony’ nin kaldığı otele gittik. Odaya çıktığımızda Tony şampanya sipariş etti. Şampanya gelene kadar üç erkekte beni ayakta soymuşlar, hepsi birlikte okşamaya, yalamaya başlamışlardı. Üç tane azgın sikicinin elleri ve dilleri vücudumun çeşitli bölgelerinde keşif gezintisine çıkmıştı. Anlayacağınız beni yine zevkten kudurtmayı başarmışlardı. Amım yine sulanmış, yanmaya başlamıştı. Bu arada adını bir türlü öğrenemediğim adam gelen şampanyayı açıp beni neredeyse onunla yıkamıştı. Sırayla şampanyalı vücudumu yalıyorlardı. Ellerimizdeki biralar bittiğinde üçüde aynı anda soyunu verdi. Üçünün de yarağı dimdik olmuş bana sokmak için sabırsızlanıyorlardı. Bense aptal aptal suratlarına bakıyor, önce hangisi sikecek acaba diye düşünüp, sırayla yapacaklarını sanıyordum. Tony koltuğa yattı, diğerleri benim yarağının üstüne oturabilmem için yardımcı oldular. Ben Tony’ nin üzerinde o kocaman yarağını zorlana zorlana almaya çalışırken, adını bilmediğim herif ağzıma vermeye uğraşıyordu. Ben Tony’ nin yarağının zevkini almaya çalışırken, diğerinin yarağı ağzıma girivermiş, gırtlağıma kadar oturmuştu. Adam yarağını ileri geri yaptırarak resmen ağzımı sikiyordu. Tam bu tempoya alışmışken aklıma David geldi . Ona da ayıp olmasın diye düşünmüş ve onun yarağını da elime alıp oynamayı aklımdan geçiriyordum ki, David’ in o at yarrağı gibi olan aletinin kafasını göt deliğimin üzerinde hissediverdim. Ben adama kıyak yapayım derken, vay ibne vay gözü kız amcığı gibi sıfır kilometre olan götüme dikmişti. David iki eliyle belimden kavrayıp bütün gücüyle kendine çektiğindeyse beynimde şimşekler çakmış, gözlerim kararmıştı. Çok fazla canım yanmıştı. Öyle acıtmıştı ki orospu çocuğu bir an götümün yırtıldığını, parçalandığını sanmıştım. Feryat etmek, bağırmak istedim ama ağzımda öbür herifin yarağı bademciklerime kadar oturmuş durumdayken ancak boğuk bir çığlık atabilmiştim. Fakat yarak götümü yırtarak dibine kadar yerleşmişti. Allah tan David bir süre öylece içinde bekletmiş, hareket ettirmemişti. O ilk darbenin acısı geçtikten sonra yavaş yavaş zevk aldığımı farkettim. Aslında her şey çok farklı geliyordu bana, üç erkek tarafından aynı anda sikilmek te hoşuma gidiyordu. Bir de acısı olmasaydı. Hayalini kurmak bile güzelken ben gerçeğini yaşıyordum. Tony amıma boşalınca, ismini bilmediğim o yakışıklıyla yer değiştirdiler. Hayvan gibi yaraklı azgın adamlar beni aralarında evire çevire sikiyorlardı. Fakat David daracık götümü çok beğenmiş olacaktı ki hem yavaş yavaş, doya doya, götün tadını çıkara çıkara sikiyor, hem de diğeri gelirde giriverir diye yarağını içimden çıkartmıyordu. Kim bikere o dapdaracık götün tadını alsa birdaha çıkmazdı zaten. Felaket bir uçuş yaşıyordum. Kiminin eli göğüslerimde, kimininki belimde, yaraklarsa sırayla her bir deliğimde
sabahı yapmıştık. Sabah olduğunda ise çok fazla yorgunluk ve bitkinlik vardı üzerimde. Fakat bu
durumdan şikayetçi de değilim. Çünkü hayatımda belk**e hiçbir zaman tadamıyacağım zevkleri,
bugece yaşamıştım. Giyinip gideceğim sırada sadece Tony ayaktaydı. Beni uğurlarken teşekkür edip
öptü, elimede bir zarf sıkıştırmıştı. Otelden çıkmış yürüyor ve düşünüyordum. Sarhoşluğum çoktan
geçmiş ayılmıştım. Sadece yorgundum, yediğim yaraklardan dolayı bütün deliklerim, hatta çenelerim
bile ağrıyordu. Yaptıklarımdan utanmalı mı, yoksa böyle kaçamak bir tatil yaşadığım için mutlu mu
olmalıydım ? Tony’ nin verdiği zarfı açtım. İçinde yine para ve birde mektup vardı. Sanırım Tony
adresini bırakmış ve teşekkürlerini yazmıştı. Ama ben anlamadığım için, okutmaya da cesaretim olmadığından mektubu yırtıp attım. Bacaklarımı kapatamıyor, yürümekte zorlanıyordum. Nasıl İstanbul’ a dönecek, nasıl çalışacaktım. Bunları düşünürken para aklıma geldi. Altı yedi ayda kazanacağım parayı bir gecede almıştım. Tabi ki hakkını fazlasıyla vererek. İyileşene kadar işe gitmesem ne olacaktı

Kategoriler:

Genel

Yorum Ekle

E-Mail Adresiniz Yayınlanmayacak. Zorunlu Alanlar *

*