Kocam her zaman muhteşem bir aşık olmuştur. Ama ben, yabancı bir yakışıklı erkeğin çekiciliğine hiçbir zaman karşı koyamadım. Her zaman beğenilen bir kadın oldum. Bulunduğum ortamda erkeklerin dikkatini çekerim. Mavi gözlerim, uzun, örülü saçlarım vardır. Sedat bu halimle liseli kızlara benzediğimi düşünür.

Ben 21 yaşındaydım, kocam Sedat ise 25 yaşındaydı. Sedat’ın babası Faruk benim gözümde çekici bir erkekti. Sportmen, olgun, yakışıklı bir erkek… Nikah töreninden çıkarken davetliler bizi kutluyorlardı. Faruk, beni kutlamak için öperken, eliyle hafifçe memelerime de dokunmuştu.

Sadece bu kadar değildi onun bana karşı yaklaşımı… Hep bana hayran bakışlar… Minik dokunuşlar… Flörtümsü iltifatlar… Ama hoş gördüm hep, bunlardan hiç kocama bahsetmedim.

Evlendikten sonra yaklaşık bir hafta kadar Sedat’ın ailesinin evinde kaldık ve bu süre içerisinde de her gece çılgınlar gibi sabahlara kadar sikiştik. Sedat’ın anne ve babası yan odada kalıyorlardı ve mutlaka bizim çıkardığımız sesleri duyuyorlardı. Birbirimizi o kadar uyarmamıza rağmen, zevkin doruklarına çıktığımızda kendimizi kaybediyor, hele ben, orgazm olurken kendimi kaybediyordum.

Evleneli uzun zaman geçmemişti ve henüz kendi evimizi hazırlayamadığımız için Sedat’ın ailesi ile birlikte yaşıyorduk. Sedat’ın annesi Leman kütüphanede çalışıyordu. Ben akşama kadar evde yalnız kalıyordum.

Bir gün evde gene yalnızdım ve banyoda çamaşır yıkıyordum. Kimsenin gelmeyeceğini, evde yalnız olduğumu düşünerek, günlük giysilerimi de çıkarmış diğer çamaşırlarla birlikte makineye atmıştım. Çamaşır makinesinin kapağını kapatıyordum. Üzerimde sadece bir külot, bir sütyen vardı. Tüm dikkatimi makineyi programlamaya vermiştim. Birden bire banyonun kapısı açılıverdi. Faruk,

“Oh… Pardon Zerin, burada olduğunu bilmiyordum” dediğinde korkuyla irkildim.

Her zaman sabah işe gidip akşam gelen Faruk bugün öğle yemeği için eve gelmiş. Elinde anahtar olduğundan geldiğinin farkında olmamıştım. Hemen doğruldum ve utancından kızarmış yüzümle omuzumun üzerinden ona baktım.

Münasebetsiz bir durumdaydım. Banyoda yarı çıplak bir vaziyetteydim ve benim aksime, pek utanmış görünmeyen kayınpederimin hayran bakışları benim çıplak vücudumda dolaşıyordu. Konuşmaya başladığımda, kekeleyerek,

“Makineye çamaşırları atıyordum… Ben… Ben.. Evde… Kimse yok diye…” diyebildim. Kayınpederim,

“Şey… Öğle yemeği için gelmiştim. Ben de kimse yok zannettim… Seni böyle…” diyerek sustu, bana baktı ve aniden “Zerrin, çok harika kalçaların var” deyiverdi.

Bu komplimanı çok hoşuma gitmişti ama bu komplimanı yapanın kayınpederim olması kendimi suçlu hissetmeme neden olmuştu. Hiçbir şey diyemeden öyle kalmıştım. Önce aramızda bir sessizlik oldu. Sırtım ona dönük, heyecan içindeydim, konuşamıyordum. Sessizliği yine Faruk bozdu,

“Bana dön Zerrin… Yüzünün güzelliğini görmek istiyorum” dedi.

Önce biraz tereddüt ettim, ama sesi emreder gibiydi, ben de emre uydum. Yavaşça döndüm ve sırtımı makineye dayayarak durdum. Faruk gülümseyerek derin bir nefes aldı. Gözlerini memelerime dikmiş bakıyordu. Pantolonunun önündeki kabarıklığın büyüdüğü bariz bir şekilde görünüyordu.

Faruk ise gözleriyle sutyenimi soyuyordu. Ardından bakışları aşağıya, külotuma, külodumun beyaz tül kumaşının arasından görünen amcığımın simsiyah kıllarına yöneldi. Sonra soluğu daha da hızlanarak,

“Ohh… Zerrin… Kahretsin… Öyle güzelsin, öyle hoşsun ki, aklımı başımdan alıyorsun yavrum…” Eliyle pantolonunun önündeki kabarıklığı avuçlayarak, “Sen de görüyorsun ya… Uzun, çok uzun zamandan beri aletim bu kadar sertleşmemişti…” dedi. Utangaç bir gülümsemeyle,

“Sağol, baba… Ben… Şey… Üzerime bir şeyler giysem iyi olur…” diyerek kapıya yöneldim. Fakat çıkamadım. Faruk benim yolumu keserek durdurdu. Banyonun ortasında durup gözlerimi ona diktim. Sessizce baktım ve yol vermesi için bekledim.

“Lütfen sutyenini çıkar ve bana bu güzel memelerini göster, lütfen Zerrin” dedi.

“Bence iyi fikir değil bu baba… Bırak geçeyim…” Bana gülümseyerek,

“Ancak sütyenini çıkarır, memelerini bana gösterirsen geçmene izin veririm…” dedi.

O kenara çekilmeden dışarıya çıkmam mümkün değildi. Çaresiz çamaşır makinesinin yanına geri döndüm. Kayınpederimin gözlerine baktım. Gözünü kırpmadan arzuyla, bana duyduğu şehvetin bürüdüğü gözlerle bana bakıyordu. Onun istekli bakışlarıyla kıvrandım, içimden bir şeyler aktı sanki…

Bir yandan da düşünüyordum. Adamın dediğini yapmaktan başka çarem yoktu. Ne çıkar diye düşündüm. Alt tarafı göğüslerimi görecekti. Ellerimi arkaya uzatarak, sutyenimin kopçasını çözdüm. Askılarını omuzumdan aşağı sıyırınca, sutyenim serbest kaldı, sıyrılıp yere düşmesine izin verdim ve memelerim ortaya çıktı.

Faruk pantolonunun önündeki sertliğe elleriyle bastırıyordu. Önünde hafif bir ıslaklık meydana gelmişti. Ben de gittikçe heyecanlanıyor, ateşleniyordum. Her saniye hararetim artıyordu. Ağzı sulanan kayınpederimin karşısında göğüsleri çıplak bir vaziyette dururken, amımın iyice ıslanmaya başladığını hissediyordum. Gözlerini memelerime dikip bakarken,

“Ohhh… Yavrum, ne kadar güzel memelerin var… Öyle büyük, öyle biçimli ve pürüzsüz ki… Hayatımda böyle güzel meme uçları görmedim… Ne harika şeyler bunlar, pespembe…” dedi. Gülerek,

“Teşekkür ederim iltifatlarına…. İşte isteğini yerine getirdim babacım…” dedim. “Hadi şimdi izin ver de gideyim…” Faruk doğrudan gözlerime bakmaksızın memelerimde sabitlenen bakışlarıyla,

“Şimdi sıra külotunda Zerrin, hadi onu da çıkar… İçindekini çok merak ediyorum… Hadi şu tazecik amcığını göster bana kızım…” dedi.

Amcık? Ohh… Nasıl konuşuyordu bu adam benimle böyle…? Deli mi ne? Ahlaksız… Ne yapmak istiyordu bu adam…? Sütyen dedi, sütyeni çıkardım, şimdi külot diye tutturdu… Nereye kadar gidecek bu işin sonu bilemiyordum. Kayınpederimin benim için kabaran önündeki sertlik, çıplaklığımı yudum yudum içen şehvetli bakışları, ahlaksızca konuşması karşısında gittikçe heyecanım artıyor, daha da ıslanıyordum.

Artık dediğini yapar, amımı da gösterirsem eğer, bu noktadan sonra geriye dönüş olmayacaktı. Biliyordum bunu… Ve kahretsin, dediğini yapmayı da çok istiyordum. Sonunda kasıklarımdan tüm vücuduma yayılan ateş bana kararımı verdirdi. Olabildiğince seksi bir tavır takınarak kayınpederimin gözlerinin içine baktım,

“Amımı da görmek istiyorsun ha? Peki, tamam Faruk bey… Madem çok istiyorsun… Sana onu da göstereceğim.” dedim.

Külodumun bel bandından tutup, amımın kıllarını açığa çıkaracak şekilde sıyırdım. Büyülenmiş gibiydi, pür dikkat beni izliyordu… Külotumu çekiştirip tamamen indirmeden o hizada oyalandım. İşkence çektiriyordum adeta… Kayınpederim sabırsızca inledi,

”Devam et, durma!”

Külodumu kalçalarımın altına kadar sıyırdığımda, incecik ağı, sürekli akıp duran zevk sularımdan sırılsıklam olmuş amıma yapışmış, dudakların arasında kaybolmuştu. Gözlerimi kayınpederimden ayırmadan işaret parmağımla külodun ağını ıslak, azıcık süs diye bıraktığım kıl öbeğinin dışında kaymak gibi tertemiz amımın dudaklarından kurtardım yavaş yavaş…

Faruk’un gözleri yerinden fırlayacak gibiydi. Ben önce bir bacağımı, ardından da diğerini kaldırarak külotumu çıkarmamı donmuş gibi izliyordu. Kayınpederimin önünde çırılçıplak kalmıştım. Ayağımdan çıkardığım külodumu işaret parmağıma takarak ona doğru uzatıp,

“Bak bana neler yaptın, Faruk… Senin yüzünden, amımın suyu külotumu sırılsıklam yaptı… Bak işte…” diye gösterdim.

Sonra da ıslak külotu kayınpederime doğru fırlattım. Havada yakalayıp burnuna yaklaştırdı. Hala çıplak amıma bakıyordu. Nefesi iyice sıklaşmıştı. Ayağımdan çıkardığım ıslak külodum burnunda derin derin nefes alıp koklarken,

“Dün senin kirli külotlarından birini banyoda buldum. Senin güzel amının kokusunu alıp seni siktiğimi hayal ettim…” dedi.

“Gelinin olmam, oğlunun karısı olmam senin için sorun değil sanırım… Olayı buraya taşıdığına göre…”

“Seni ilk gördüğümden beri deli oluyorum Zerrin… Hastayım sana… Geceleri kocanın altında sikilirken çıkardığın sesler, inlemelerin deli ediyor beni… Senin için de kayınpederin olmam sorun değil gördüğüm kadarıyla… Pek zorlamama gerek kalmadı bakıyorum.” Güldüm,

“Bence de sorun değil babacım… Ben de ilk gördüğümden beri sana hayranım… Çoğu gece senin duyman için inliyorum yüksek sesle…” dedim. Daha fazla kendimi tutamadım ve parmağımı amımın yarığına sokarken “Hadi bakalım… Ben sana amımı gösterdim. Şimdi de senin sikini görelim Faruk… Pantolonunu çıkar benim için…” dedim.

Zaten istekli olan kayınbabam, bir anda pantolonunu ve külotunu sıyırdı. İyice sertleşmiş, irice aleti ortaya çıktı. Güzel bir şeydi. İki adım ileri atıp yanına geldim. Uzanıp yarrağını avucumun içine aldım ve

“Hımmm!! Harika bir aletin varmış” dedim. Ben yavaşça sikini okşamaya başlayınca Faruk da mırıltılar çıkarmaya başlamıştı. O da uzanıp memelerimi tuttu. Sıkıp sıkıp bırakıyor, bu hareketi düzenli ritmik bir şekilde yapıyordu.

“Memelerimden hoşlandın değil mi?” diye sordum. Evet anlamında homurdandı. “Islanmış amımı koklamak istemez misin?” diye yeniden sordum,

İnleyerek yanıtladı. Geriye doğru çekilip çamaşır makinesinin üstüne oturdum. Bacaklarımı ayırıp ayaklarımı havaya doğru kaldırdım. Faruk kalçalarımın arasına gelip, eğildi ve yüzünü sıcacık amıma gömdü. İyice ateşlenen amımı yalayıp emerken bacaklarımı onun omuzları üstüne yerleştirdim. O bir köpek yavrusu gibi koca diliyle yalarken artık daha fazla dayanamadım. Amımı iyice ağzına bastırarak çığlık çığlığa boşaldım. Memelerimden terler akıyordu. Soluk soluğa

“Oğlunun karısını, bu koca yarrağınla sikmek ister misin Faruk? “ dedim. İnleyerek

“Ohhh eveet!” dedi. Yavaşça çamaşır makinesinden aşağı kayıp arkamı kayınbabama dönüp domaldım. Arkama dönüp yalvarır gibi,

“Sok içime Faruk, hadi… Sik gelinini.. Hadi Faruk!” dedim. Arkama gelip, sertleşmiş sikini amımın dudakları arasına dayadı. Aletinin kaygan amımın içine doğru girdiğini hissettiğimde

“Eveet!… Ohhh Eveet…!! Sik beni…!! Sik beni… Şimdi…!” diye bağırmaya başladım. Belimden tutarak aletini içime, iyice derinlere doğru soktu. Şimdi beni yavaş yavaş sikiyordu. Her darbesi benim coşkumu ve şehvetimi daha da artırıyordu.

“Ohhh… Amın harika bir tanem… Tam sikilecek bir am… Daracık… Oohhhh Zerrin… İçine boşalıyorum… Oooh… Geliyoruuum…” diye haykırıyordu.

Ardından siki amımın içine zonklayarak boşalmaya başladı. Ben de çığlıklar atarak ikinci kez müthiş bir orgazm yaşamaya başlamıştım. Faruk, sikini, ikimizin de nefes alışları düzenli hale gelene kadar amımın içinde bırakmıştı. Sikini içinden çıkarınca, spermler amımdan taşarak yere damlamaya başlamıştı. Amımın suyu ile spermin kokuları bütün banyoyu doldurmuştu. Faruk külotumu alıp ıslak amımı silerken ben makinenin dibine yığılıp kalmıştım. Faruk elindeki külotu göstererek,

“Eğer mahsuru yoksa bunu ben almak istiyorum… Koklayıp koklayıp mastürbasyon yaparım…” dedi.

Takibeden zaman içerisinde kayınpederimle haftada iki ya da üç kez sevişmelerimiz devam etti. Sonunda evimiz hazırlanınca, Sedat’la ben oraya taşındık. Faruk, Sedat evde yokken geliyor ve beni sikmeye devam ediyordu.

Bu benim çok hoşuma gidiyordu. İyice alışmıştım buna… Faruk gelmediği, ara verdiği zamanlar kendimi tatminsiz hissediyor, arzularım tavan yapmış oluyordu. Gözlerim etrafta fıldır fıldır erkeklerde dolaşıyor, sikilmek için aranıyordum adeta…

Sedat’ın babasından sonra beni siken adam, yeni taşındığımız evimize sipariş verdiğimiz mobilyaları teslim etmek üzere gelen adamlardan biriydi. Sedat yine işteydi. Mobilyaları teslim etmek üzere iki adam gelmişti. Ben onlara getirdikleri mobilyaları nereye koyacaklarını gösterdim. İki adam da oldukça iri ve güçlüydüler.

Konuşmalarından şef olduğu anlaşılan adam, 1.90 boyundaydı ve hiç görmediğim kadar büyük ellere sahipti. Vücudu bir sporcu gibi gelişmişti. Göğüsleri geniş, beli ve kalçaları dardı. Firmanın üniforması üzerinde adeta iki beden küçük görünüyordu. Ölgün siki pantolonu gerildiğinde belli oluyordu. O haliyle bile koca bir salatalık gibi görünüyordu.

Ben de üzerime eski, daracık bir kot pantolon ve göbeğimi açıkta bırakan bir tişört giymiştim. O gün içime sutyen giymemiştim. Evdeyken genellikle giymem zaten… Mobilyaları taşıyıp yerleştirirlerken gözlerini bana ve tişörtümde kabarıklık yapan memelerime ve meme uçlarıma yönelttiklerini fark ettim. İşleri bitince soğuk ya da sıcak bir şeyler içip içmeyeceklerini sordum. Mutfak masasına oturdular ve ben yüksek raflardaki bardaklara uzanırken beni seyrettiler.

Tabi uzanırken kısa tişörtümün altından memelerimi görebilecekleri şekilde hareket ediyor, bilerek dev adama daha iyi görüntü verecek pozisyonda duruyordum. Dev adam inanmaz gözlerle bana bakan arkadaşına gülümsedi.

Bardakları önlerine koyup içeceklerini doldurdum. Tişörtüm yeniden yerine gelmişti ama sadece memelerimin altına kadar örtüyordu. Masada oturan adamların başında dikiliyor, tişörtümüm alt ucu tutup aşağı yukarı havalandırır gibi çekiştiriyordum. İkisi için harika görüntüler oluşuyor, bütün göğsüm görünüyordu.

Bütün bunlar olurken, ustanın sikiyle bir problemi olduğunu, sandalyede durmadan kımıldanmasından anladım. Diğer adama kamyona gidip onu beklemesini söyledi. Ona teslim işiyle ilgi bazı evraklar olduğunu, birazdan geleceğini söyledi. Adam istemeye istemeye ayaklarını sürüyerek gittikten sonra şef ayağa kalktı ve masaya bir iki evrak koydu. Her şey tamamsa kağıtları imzalamamı söyledi.

Masanın üzerine uzanıp, kolumu masaya yaslayıp kağıtları imzalamaya hazırlandım. Bunu yaparken memelerim tişörtümün altından fırlayıp sallanmaya başladı. Arkamda dikilen adamın önüne baktığımda, upuzun sikini pantolonunu iyice kabarttığını gördüm. O koca siki görmek istedim… Hem de her şeyden çok görmek istedim. Doğruldum, memelerim hala açıktaydı.

“Ben bunu imzalayamam… Her şeyin tam olduğuna emin değilim… Her şeyi tam görmedim” dedim. Aşağı kabaran önüne baktım, sonra gözlerimi yukarı kaldırıp gözlerine baktım. Çıplak memelerime kilitlenmişti.

“Bütün malı getirdik küçük hanım…. Siz ne görmek istiyorsunuz?” diye sordu. Kabaca gülümsüyordu.

“Hepsini değil… Pantolonunun içinde teslim etmeyi unuttuğun bir şey var galiba… O malı bir göreyim…“ dedim.

Koca adam gözlerini benden ayırmadan kemerini çözdü, fermuarını açtı ve pantolonunu dizlerine kadar sıyırdı. İçine bokser bir şort giymişti ve koca yarrağı şortun bir tarafından bacağına yaslanmıştı.

Külotunun lastiğinden tutarak, onu da sıyırdı ve koca yarrağı gözlerimin önüne serildi. Gözlerimi ondan ayıramıyordum. Pantolonunu ve külotunu tamamen çıkardı. Siki hayvani büyüklükteydi ve koca yumurtaları bir sarkaç gibi sallanıyorlardı.

Adamın önünde dikilen sert koca sike gözümü dikmiş bakarken, büyülenmiş gibi, pantolonumun düğmesini çözdüm, fermuarını çözüp, aşağı sıyırdım. Adam koca elleri ile memelerimi alttan tutup yukarı daldırdı ve parmakları ile onları hamur gibi yoğurmaya başladı.

Ayak bileklerime kadar düşen pantolonumu küçük bir tekme ile fırlatıp, iki elimle birden kocaman, ateş gibi yanan yarrağı kavradım. Yarrağının başı bir bilardo topu büyüklüğünde, esmer pürüzsüz gövdesi ise kolum kadardı. Gözümü yukarı kaldırıp, iri adamın gözlerinin içine bakarak, korkuyla

“Herhalde beni bununla sikmeyi denemeyeceksin… Hiç bu kadar irisini, bu kadar kalınını görmemiştim”

Sırıtarak memelerimi bıraktı. Koca elleriyle kalçalarımdan kavrayıp, masanın üzerine oturttu. Bacaklarımı bastırarak ayırdı ve başparmağını klitorisimin üstüne bastırdı. Ben de masaya arka üstü uzanıp, amımı, klitorisimi okşayan parmağına doğru bastırmaya başladım. Orgazm olmaya başlamış, çıldırıyormuş gibi çığlıklar içinde kalmış, sıcacık amımdan sular fışkırmaya başlamıştı. Parmağı ile kutumun dudaklarını araladığında, arasında koca bir tokmak varmış gibi hissetmiştim.

Kafamı kaldırıp da ona baktığımda, hedefine yönelmiş koca mızrak gibi yarrağını gördüm. Ucundan sular damlayan inanılmaz büyüklükteki yarrak adeta bir musluk gibiydi. Kaygan başını benim şeftalime dayadı, sonra aşağı yukarı ve yuvarlak daireler çizerek amıma sürtmeye başladı. Adamın sikinden akan suyla benim amımın suyu birbirine karışmış, damlayarak amımdan göt deliğime doğru akıyordu. Adam yüzüme bakarak,

“ Ehh yavrum, sanırım tatlı küçük amcığın, bu koca Haydar’ın aletini almaya artık hazır. Biraz sıkı, zorlanacak ama, girdiği kadar…“ dedi. Ben masanın kenarlarından sıkıca tuttum ve

“Öyle büyük ki aletin… Dikkatli ve yavaş yap.. Hayır hayır.. Nasıl bilirsen öyle yap… Hadi canım..” diye inledim.

Koca tokmağını amıma bastırınca, süngerden boşalır gibi daha da çok su sızmaya başladı amımdan… Hiç acı hissetmiyordum. Sadece yaptığı basıncın heyecanı ve içime giren yarrağın klitorisime yaptığı uyarıyı hissediyordum. İçimdeki basınç artıyor ve aşk deliğimin etrafında bir açılma bir esneklik oluşuyordu.

Yarrağın kafasının içime doğru kaydığını hissediyordum. Hırıltılarla içime doğru bastırıyordu. Yavaşça sokmaya devam ediyordu, biliyordum ki hepsini içime alabilirdim. Dokuz on santimini içime soktuğunda kendimi bayrak direğinin üzerinde gibi hissediyordum…!

İleri doğru uzanıp yarrağın hala dışarıda olan, içime girmeyen kısmını iki elimle birden sarmaladım. Yarrağın gövdesinden kıvrım kıvrım dolaşan damarların içindeki kanın sıcaklığını ve zonklamasın hissedebiliyordum ellerimin içinde… Sonra elimin birini kalçamla, amımın içe girmiş sikin arasından uzatarak, adamın iri yumurtalarını tuttum, okşadım. Bir elimle, sikinin dışarıda kalan kısmını avuçlarken diğer elimle de taşaklarını okşuyordum. Yarak içime biraz daha girdikçe, elimin içindeki yumurtalar, büzüşüp yukarı toplanıyor, sonra yeniden serbest kalıp özgürce sallanıyorlardı.

Sikin nereye kadar girdiği hissetmek için parmaklarımı karnımın üzerinde dolaştırıyordum. Sikin kafası dümdüz karnımda hissediliyordu. Adeta benim bir parçam olmuştu. Derken biraz daha içime girdi karnımın üzerinden elinle kontrol ettiğimde göbeğime kadar yaklaşmıştı. Adamın taşaklarını bırakıp kendimi geriye attım ve masaya iyice uzandım. Avucunun içiyle titreyen memelerimi ezerken üzerime doğru eğilip,

“Hayatında seni hiç böyle siken oldu mu ha…?” diye sordu. Tiz bir sesle, çığlık çığlığa

“Hayır, hayır iiyyyyy” diye bağırdım. Başımı öne arkaya çılgınlar gibi sallayıp duruyordum. Yüz kasları gerilmiş şekilde

“Bu.. Bu am çok dar… Uuhhhhh !” diye bağırıyordu. Yarrağını içimden geriye doğru çekip yarısına kadar çıkardı. Sonra yavaşça ama düzenli bir şekilde yeniden sokmaya başladı. Belimden tutup dimdik sikine doğru beni bastırdı. Şimdi durmaksızın kazığını vücuduma doğru bastırıyordu. Çok uzun heyecanlı bir orgazm yaşıyor, elektriğe tutulmuş gibi tir tir titreyerek çığlıklar atıyordum. Adam kendi kendine,

“Bu orospu sikimin hepsini içine aldı, işte şimdi seni sikiyorum orospu…” diyordu. “Şu kalçaları biraz havaya kaldırayım… Uuhhh evet…” diye kendi kendine konuşmaya devam etti. Sonra hızla amımı tokmaklamaya başladı. Taşakları her vuruşunda ıslanmış götüme çarpıyordu. Bir lokomotif gibi beni sikiyordu. Klitorisim içime sürekli girip çıkan kocaman sikinin gövdesiyle sürekli temas ettiğinden sinirlerim iyice uyarılmıştı. Bir orgazmdan diğerine koşarken yaşadığım zevk ve şehvetten çıldıracak gibiydim. Adam memelerimi tutarken

“Ooooh yavrum… Amcığını spermlerimle doldurana kadar sikeceğim seni!” diyordu.

Kocaman kürek gibi elleriyle avuçladığı memelerimin uçları sivrilmiş ve sertleşmişti. Derken içimde gidip gelen yarağın hareketleri hızlandı, daha da büyüdü sanki içimde ve patladı. Sıcak menisi döl yatağıma dolmaya başladı. Yarrak pompalamaya devam ediyor ve fışkırttıkça fışkırtıyordu. Ta ki iyice sikilmiş amımın içindeki yarrağının kenarından dışarı sızana kadar„. O içimde fışkırttıkça amımdan akmaya devam ediyordu.

Koca yarrak sakinleşince amımdan çıkardı. İçime doldurduğu spermler amımdan akmaya başlamıştı. Yarrağın ucundan damlayan spermler amımın kıllarını üzerine dökülüyorlardı. Amcığım yapışkan nemli spermlerle dolu vaziyetteyken, bacaklarım masanın kenarından aşağı düşmüş sallanıyorlardı.

Birkaç dakika sonra ancak kalkıp oturabildim. Başım dönüyordu yaşadığım korkunç zevkli orgazmdan… Az önce beni siken adam gömleğini düğmeliyordu. Yarı inmiş yarrağı yere doğru yönelmiş, sikişmemizin belirtisi ıslaklık yarrağın dibinde belli oluyordu.

Artık daha fazla bir şey alamayacak şekilde aynı bir fahişe gibi sikilmiştim. Tamamen, iliklerime kadar doyurulmuştum. Ancak güçsüz mırıltılar çıkarabiliyordum. Amımdan akan döllerden, terleyen vücudumdan iyice nemlenmiş masadan aşağı kayarak yere bastım. Dizlerim titriyordu.

“Koca yarrağın beni inanılmaz bir şekilde sikti! Hiç böyle sikilmedim. Belki de bir daha böyle sikilemem… !!!” Gülerek cevap verdi, spermleriyle kaplanmış amımı göstererek,

“Bayan, bu da benim siktiğim ilk şehirli amı… Yaptığım en güzel sikişti benim de… Şimdiye kadar hiç senin gibi ateşli bi orospuyla sikişmemiştim… İliğim kurudu sanki…” Tam o anda arkadan gelen

“Bak sen… Biz de öğrenelim bakalım nasıl bir sikişmiş bu…“ diyen sesle irkildim.

Diğer mobilyacıydı bu… Pantolonunu indirmiş, sertleşmiş yarrağını dışarı çıkarmıştı. Beni sikmek için bekleyen adama, elindeki koca yarrağa baktım ve

“Yooo… Hayır, sikişecek halim kalmadı… Amım tamamen sızlıyor, bir sikişe daha dayanamam… Ama istersen başka türlü boşaltırım seni…” dedim. Adam başıyla onayladı ve yanıma geldi. Koca sertleşmiş yarrağını elime aldım. Beni siken kadar büyük değildi ama en az 20 santimdi. Hatta ustasınınkinden kalındı… Ben taşaklarını öpüp, yarağını emerken o da memelerimle oynayıp onları emiyordu. Koca yarrağı ağzıma alıp tam ritim tutturduğumda, adam

“Siktir orospu… Ağzın yetmez, yarrağımı sana sokucam… Dön arkanı… Koca beyaz götüne bu yarrağı sokucam…” dedi. Paniklemiştim. Bizi seyreden adama baktım. Sırıtarak,

“Dediğini yap kadın! Ben siktikten sonra yaşlı bir kadını götünden sikerken izledim, kadını çıldırtmıştı…” dedi.

Korkunç fikrini gerçekleştirmek için harekete geçmeden onu boşaltmak içi sikine daha hızlı asılmaya başladım. Fakat elleri beni sikinin üzerinde çekip ters çevirdi. Üzerime bastırıp diz çöktürdü. O da arkama geçip dizleri üzerine çöktü. Sonra omzumdan ileri doğru iterek dört ayak pozisyonuna getirdi.

Memelerim aşağı doğru sarkıp sallanırken ellerini meni bulaşıklarıyla kayganlaşmış götüme doğru kaydırdı. Götümün yanaklarını elleriyle ayırarak kalın sikini arasına dayadığını hissettim. Diğer adama dönerek

“Haydar, bu karının götü çok güzel, ama bu döller hep senin boşalttıkların…!” dedi. Yaklaşmakta olan saldırıyı durdurmaya çalışarak,

“Haydar da az önce beni amımdan sikti. Senin koca yarağını da amıma sokman hoşuma gider, Lütfen n’olur beni amımdan sik!!!” diye yalvardım.

“Hayır bağyan…! Senin götün çok hoş, çok dar ve çok sıcak…. Yarrağımı buraya sokucam ve içinde patlayacam…” dedi. Kalçalarımdan tutup, kalın ve sert yarrağını götüme dayayıp bastırmaya başladı. Duyduğum acı korkunçtu. Feryat ediyor, çığlıklar atıyordum,

“Aahhhhh… Çok çok büyük… Sikişin beni yırtıyor, ikiye ayırdı… Lütfen dur…”

Bu sözlerime güldüğünü duyuyordum. Ben yalvardıkça daha da sokuyordu. Sonunda dibine kadar soktu. Taşaklarını sırılsıklam amcığımın üzerinde hissediyordum. Sonra bütün acımasızlığıyla zavallıgötümü sikmeye başladı. Hırıldayıp, ta bağırsaklarıma kadar sokuyor, sonra çekip yeniden hızla dibine kadar daldırıyordu. Arka arkaya sokuyor, kemik gibi yarrağını götümün dibine kadar batırıyordu.

Sonunda çığlıklar atarak bütün menisini götümün içine boşalttı. Yarrağı götümün deliğine üst üste fışkırtırken o üzerime uzanıp, titreyip sallanan memelerimi tuttu. Sonunda doğruldu, doğrulurken desikini götümden dışarı çıkardı. Koca bir damla spermin sırtıma ve götüme sikinden damladığını hissettim. Adamın spermleri götümden sızarken yere yüz üstü yattım, zevk ve acı karışımı duygular hissediyordum.

Her ikisi de beni orda öyle bırakıp gittiler. Ben ancak kocam işten eve gelmeden önce kalkıp temizlenebilme gücünü bulabildim.

Kocam Sedat’ın haberi olmaksızın, amım ve götüm o iki iri yarrak tarafından sikildikten sonra da bir sürü adam tarafından becerildim. Yan komşumuz tarafındaı onlarca kez ya sikildim ya da diliyle yalandım. Komşumuzun siki küçük olduğundan kolayca boğazımın derinliklerine kadar alabiliyordum. Binamızın girişindeki emlakçı en az birkaç defa sırtımı yere getirdi, hem de ofisindeki masanın üzerinde….Hatta bir keresinde eve damacanayla su getiren çocuk bile becerdi.

Bir sabah su sipariş etmiştim. Kapı çalındığında açtım. Gelen sucuydu. Kapıyı bornozla açmıştım. Yerde duyan suyu içeri almak için eğildiğimde, memelerimden biri bornozun yakasından dışarı fırladı. 16 yaşlarındaki sucu çocuğun gözleri memelerime kilitlenmişti.

Anında siki sertleşmiş, ben de onun farkına varmıştım. Hemen daireye alıp hem de kocamın yatağında çocuğa ilk sikişini hediye etmiştim. Bundan sonra her su getirişinde hediyesini aldı. Hatta diğer zamanlarda da beni ziyaret etti. Ta ki ailesiyle kentten taşınana kadar.

En az on kez trafik polisleri tarafından sikildim. Hızlı araba kullanmaktan hoşlanırım ve fırsat buldukça da kullanırım. Ama genellikle de yakalanırım. Ve her zaman da ufak bir uyarılmayla bırakılmaya ikna ederim. Ki tabi bazı tavizlerle….!!! Genellikle onu takip ederek bir ifade merkezine gider ve orada onun istediği şekilde ifade veririm. Genellikle arabayı yol levhalarının altına ya da tali yollara çeker ve arabamın arka koltuğunda beni sikerler.

Hepsini tek tek anlatmamın imkansız olduğu bir sürü yabancı heriflerle sikiştim. İşte bunlardan birinde, daha önce bahsettiğim gibi kocam Sedat tarafından yakalandım.

Sedat patronunu ve birkaç iş arkadaşını kağıt oynamak üzere bize davet etmişti. Ben gelenler için bir şeyler hazırlamamı isteyip istemediğini sorduğumda, Sedat,

“Yeni patronun üzerinde iyi bir etki bırakmak istiyorum aşkım… Çünkü firmada yükselmek istiyorum. Her şey bu adamın iki dudağının arasında…” dedi.

“Tamam kocacım… Sen merak etme… Patronunu en iyi şekilde misafir edeceğim bu akşam… O da, sen de memnun kalacaksınız…”

Oyunun saat sekiz civarında başlayacağını tahmin ederek, saat altı civarında içki ve meze için hazırlıklara başlamış ve bitirmiştim. Sedat’ın patronuna iyi görünmek gerektiğini düşünerek güzel bir köpük banyosu yaptım. Hafif bir makyaj yaptım ve kapalı bir etekle bluz giydim.

Sedat’ın iş arkadaşlarından biri en önce geldi. Adının Nedim olduğunu söyleyerek kendini tanıttı. Yakışıklılığından etkilenmiştim. Sonra kocamın patronu geldi. Uzun boylu, yaşına göre oldukça yakışıklı ve güzel vücutlu biriydi. Kocam

“Tamer Bey” diye tanıştırdı. Fakat adam kocamın sözünü keserek aniden,

“Ooo hadi Sedat bırak resmiyeti bey de ne? “ dedi ve elimi tutarak “Ben Tamer… Sizinle tanışmak bir zevk güzel bayan…” diye devam etti.

Gülümseyerek teşekkür ettim. Cemil ve Mahmut en son gelenlerdi. Onlar geldikten kısa bir süre sonra da oyuna başladılar. Herkese içki ve meze servisi yaptım. Masaya her içki veya meze taşıdığımda patron sürekli Sedat’ı ve güzel karısını övücü komplimanlar yaptı ve diğer misafirler de onu hep onayladılar.

Üç saat kadar sonra hepsi oyuna konsantre olmuşlar, hiçbir şeyi gözleri görmüyordu. Saat onbir civarı, mutfakta yeni meze ve içkileri hazırlarken, Tamer içeri girdi. Yorulduğunu, diğer çocuklar oyuna devam ederken, benimle biraz çene çalmaya geldiğini söyledi. Salona göz attığımda kocam Sedat, Nedim, Cemil ve Mahmut oyuna dalmışlar yüzlerinde bildik ifade ellerindeki kartlardan başka bir şeyi görmüyorlardı.

“Kocan senin gibi güzel bir kadınla evli olduğu için çok şanslı…” dedi. Hafif kızardım, espri yaparak güldüm ve

“Eğer önce patronuyla tanışsaydım, Sedat o kadar da şanslı olmazdı…” dedim. O da güldü.

Konuşurken, kompliman yaparken gözlerini gözlerimden ayırmıyor, genizden gelen tok erkek sesi içimi gıcıklıyordu. Genç kız gibi heyecanlandığımı hissediyordum. Şimdiye kadar kocamın ve diğerlerinin altına yatan sanki ben değildim.

“Bir spor ya da güzellik merkezine devam ediyor musun?”

“Hayır… Neden sordunuz?”

“Öyle güzel ve biçimli bir vücudun var ki…” Gözleri vücudumun her santiminde dolaşıyordu bunu söylerken… Ben yine utandım,

“Sizin de harika bir vücudunuz var…” dedim yutkunarak… Gözlerimi üstünde bölge bölge dolaştırdım, ona nereye baktığımı göstere göstere… “Sporla uğraştığınız belli… Geniş omuzlar, pazular, daracık sıkı kalçalar…”

Sonra eline bir bardak içki verdim. Arkama dönüp çekmeceden bir servis tabağı çıkarmak için eğildim. Ben tabağı alırken, Tamer elini eteğimin altından sokup külotumun üzerinden kalçalarımı okşamaya başladı.

Kendi kendime gülümsedim ve “Tamam, olabilir, Sedat’ın patronu, personelinin karısının kalçalarına dokunmak istiyor sadece…” diye düşündüm. İtiraz etmeksizin kıkırdadım,

“Ohhh Tamer beyyy!” dedim. Homurdandı,

“İlk geldiğimde, bana sadece Tamer demeni söylemiştim…” dedi. Kalçalarımı iki eliyle okşamaya devam ederek, “Sedat, kesinlikle ağzının tadını biliyor. Demek ki becerikli bir adam ve kesinlikle eminim, işinde de ileriye gidecek…” dedi.

Tabağı masanın üzerine bırakıp doğruldum, ona döndüm. Yüz yüze bakıyorduk. Tamer beni yukardan aşağı süzerek göz kırptı. Mesajı almıştım. Kocamın iş hayatındaki başarısı, geleceğimiz bana bağlıydı şu anda… Salona göz attım, oyun az önceden daha şiddetli şekilde sürüyordu. Bluzumun düğmeleriyle oynayarak Sedat’ın patronuna baktım ve gözlerimi kısarak,

“Sence kocam daha ne kadar yükselebilir, Tamer?” dedim. Gözlerini göğsüme dikip

“Karısı nereye kadar izin verirse…” diye yanıtladı.

“Bunun anlamı nedir?” diye sordum. Gülümseyerek

“İkimiz de biliyoruz ki, bir patronla elemanı arasındaki ilişki ve yakınlaşma çok önemlidir. Tabi bu yakınlaşma ve ilişkiye çalışanın karısı da dahildir. Hatta bazen daha da önemlidir.” Elimi başıma götürüp minik bir asker selamı çaktım,

“Konu anlaşıldı sayın patronumuz… Beni takip edin, işaretlerime uyun lütfen…”

Salona girip oyun oynayanlara meze ve içki servisi yaptım. Sonra kocama dönüp, patronunun bizim antika porselenlerimizle çok ilgilendiğini, onları göstermek için arka odaya geçeceğimizi söyledim. Oyuna o kadar dalmıştı ki başıyla onaylayıp, elindeki kağıtları sıraya dizmeye başladı. Tamer’e göz kırpıp, yatak odasına doğru yürüdüm. İkimiz de odaya girince, önce kapıyı kilitledim. Sonra ayakta gelişmeleri izleyen patrona,

“Tamam Tamer… Şimdi kocamın kariyerini düzeltmenin yollarına bakalım… Personelinin karısı yakınlaşma ve ilişkiye hazır…” dedim.

Bluzumun düğmelerini çözerken, Tamer’e de pantolonunu çıkarmasını söyledim. Daha ben gömleğimin düğmelerini çözemeden hızla fermuarını açıp belden aşağısını çıplak bıraktı. Sutyenimi çözerken yarı kalkmış sikinin uzayıp sertleşmesini gözleyebiliyordum. Sonra eteğimi yukarı toplayıp külotumu aşağı indirip bacaklarımdan çıkardım.

Tamer gülümseyerek bana yaklaştı ve çıplak memelerimi tuttu. Hararetle dakikalarca öpüştük. Sonra daha fazla dayanamadım ve arkamı dönüp ellerimi şifoniyerin üzerine koydum. Tamer’e aynadan bakarak

“Hadi gel Tamer… O koca sikini geçir bana patron…” dedim.

Arkama geçti ve eteğimi belime kadar topladı. Ardından elleriyle kıllı amımı okşamaya ve duyarlı klitorisimi parmaklarıyla uyarmaya başladı. Amım iyice sulanmıştı, Tamer parmağını, ağzını açmış bekleyen amımın içine kaydırdı. İyice tahrik olmuştum, Tamer’in yarrağından daha fazla isteyeceğim bir şey yoktu o anda. Tek istediğim koca sikiydi.

“Ohhh evvet sik amımı Tamer! Sert yarrağının ıslak amıma girmesini istiyorum hadii…” diye inleyerek yalvardım.

Kocamın patronu sikini amımın dudaklarına dayadı ve içeri doğru yavaşça iteledi. Onun sikmesini bekleyecek halim kalmamıştı. Bacak aramdan sikin amımdan çıkıp, sonra yeniden içine girip gözden kaybolmasını izlerken ben de kalçalarımı geriye, Tamer’e doğru itiyor ve daha derine girmesini sağlıyordum.

Tamer beni sikerken aynı zaman da memelerimi de okşuyor, her dibe kadar soktuğundaysa hırıltılar çıkarıyordu. Muhteşem bir orgazm yaşıyor, kocam ve arkadaşlarının yan odada olmaları beni daha da heyecanlandırıyordu. Boşalmanın verdiği heyecanla çığlıklarımı ve inlemelerimi kontrol edemiyor

“Ahhhhh… Ooohhhh… Geliyorum!!!! Oh geliyoruuuuuum, evet evet devam et!!!” diye çığlıklar atıyordum.

Tamer ağzımı kapatmaya çalışıyordu ama geç kalmıştı. Başımı orgazm çılgınlığıyla sağa sola sallarken yatak odasının kapısını açmış, patronunu memelerimi sıkıp, hırıltılarla amımın içine boşalırken bizi izleyen kocamı gördüm. Sedat bana baktı ve patronunun ayak üstü sikişinden aldığım büyük zevk ve şehveti gördü. Tamer kocamın bizi izlediğinin farkındaydı. Sikini içimden çıkarıp Sedat’a baktı. Sonra

“Sedatçım, Zerrin hanımla burada senin firmadaki geleceğini konuşuyorduk… Açıkça söyleyeyim ki, kriz yüzünden seni işten çıkarmaya karar vermiştim. Ama seksi karın aksini ileri sürdü. Senin işten atılmak yerine, terfi etmen gerektiğine karar verdik beraber…” dedi. Sedat birkaç dakika dili tutulmuş gibi kaldı, sonra

“Şey… Teşekkür ederim Tamer Bey… Minnettarım… Hem size, hem karıma… Ama çok komik bir durum var…” Tamer’le şaşırıp kalmıştık, birbirimize baktık. Ne diyordu bu adam? Kocam devam etti,

“Ben de aslında karımdan buna benzer bir şey istemek için geldim. Sizi arka odada porselenlerin yanında ararken yatak odasından karımın orgazm çığlıklarını duydum. Şey… Pokerde kötü kaybettim patron… Param kalmayınca masaya pey olarak karımı koydum.

Cemil ile Mahmut’a bahis olarak karımı sikebileceklerini söyledim, yine kaybettim. Karımdan bunu istemeye gelmiştim. Kara karabunu nasıl anlatacağımı, iki yabancı erkek tarafından sikileceğini tatlı karıma nasıl söyleyeceğimi düşünüyordum. Gördüm ki endişe edecek bir şeyim yokmuş…” dedi.

Cemil ve Mahmut, cümlesini bitirmeden Sedat’ı sabırsızlıkla kenara iterek içeri girdiler ve çıplak memelerimle amcığımı süzmeye başladılar. Ben odadaki erkeklerin yüzlerine baktım. Kocam zaten istiyordu. Tamer’e sorar gibi baktım. Ellerini iki yana açıp,

“Bana bakma… Karar verecek olan sensin… Sanırım sen de istiyorsun… Devam et, istediğini yap… Bu gece çok ilginç geçiyor…” dedi gülümseyerek.

“Eh peki o zaman… Soyunun ve yatağa girin çocuklar… Size kocamın kumar borcunu ödemek zorundayım…” dedim.

Kırışmış eteğimi çıkarıp, ikiz yatağımızın üzerine uzandım. Mahmut’la Cemil yatağa, yanıma gelip memelerimi öpüp emmeye ve yalamaya başladılar. Ben de her ikisinin sertleşmiş yarraklarını elimle sıvazlayarak, kocama,

“Sedat, sonunda beni yakaladın! Hadi karın sikilirken, sen de bizi izleyerek mastürbasyon yap kocacım…” dedim. Sedat elbiselerini çıkarıp odadaki bir sandalyeye oturdu. Yanımdaki adamlara nasıl yapmak istediklerini sordum. Cemil

“Seni köpekleme sikmek istiyorum” dedi. Mahmut da

“Ağzına boşalmak istiyorum” dedi. Doğrulup Mahmut’a sırt üstü yatmasını söyledim. Cemilden de arkama geçmesini istedim. Sonra Mahmut’un bacaklarının üzerine ata biner gibi oturdum ve sikini ağzıma alacak şekilde öne doğru eğildim. Cemil de yarrağını amıma kaydırarak, ben Mahmut’unkini yalarken beni sikmeye başladı. Cemil gerçekten daha önce sikilmiş amımı harika sikiyordu.

Mahmut’un sikinin gövdesini ellerimle tutarak ağzımı üzerinde aşağı yukarı hareket ettiriyordum. Mahmut’un bacakları gerilip titriyordu. Birden ağzıma boşalmaya başladı. Fışkıran siki ağzımdan çıkardım, alet yüzüme fışkırtmaya başlamıştı. Dönüp Sedat’a baktım. Bütün spermler dudağımı kaplamış, çeneme doğru akıyorlardı

“Ohhhh Sedat, Cemil öyle güzel sikiyor ki…!”

Mahmut ağzıma boşaldığında zaten ben çoktan gelmiştim. Kocam hızla aletini sıvazlıyordu, ben onunla konuşurken aletinden spermler havaya fışkırmaya başlamıştı. Bu arada Cemil amımı pompalamaya devam ederken, Tamer, Sedat’ın patronu, yanıma gelmiş ve memelerimle oynaya başlamıştı. Amımı tokmaklayan yarrak sonunda patladı ve içimi sıcak spermleriyle doldurdu. Ardından da içimden çıktı.

Tamer bana sırt üstü yatmamı söyledi. Memelerimi sikecekti. Dediğini yaptım. Göğsüme ata biner gibi oturdu, sertleşmiş sikini memelerimin arasına yerleştirdi ve ateş gibi yanan memelerimi okşamaya başladı. Birkaç dakika memelerimin arasını sikmeye devam etti. Ardından boşalmaya, spermlerini memelerime ve yüzüme attırmaya başladı.

O gece üç erkeği iyice doyurdum. Yatakta, banyoda, salonda, mutfakta, her yerde verdim onlara… İşleri bitip gittikten sonra kocamla baş başa kaldık. Sedat da bütün gece üç erkeğin arasında sikişen karısını izlemenin ateşiyle beni tam üç kez sikti. Yorgun argın serilip kaldığımızda sabah oluyordu. Beni kollarına alıp,

“Bu gece ilk değildi, öyle değil mi karıcığım?” dedi cevabını bile bile… Başım göğsünde, konuşmadan başımı salladım evet anlamında… “Evlendiğimizden beri seni her siken yarrağı anlat bana aşkım… Kimlerle sikiştin? Kimlerin altına yattın?”

“Hepsini hatırlayamam kocacım… Fakat içlerinde beni çok etkileyen, unutulmaz bir kaçını söyleyebilirim…”

“Hadi anlat o zaman…”

Ben de babası hariç, birkaç sikicimle yaşadıklarımı kısaca anlattım. O da bana, sevgili karısının başka adamlar tarafından sikilmesini izlemenin onu çok, inanılmaz tahrik ettiğinin bu gece farkına vardığını ve bunu tekrarlamamızı istediğini söyledi.

O geceden sonra bir şekilde bulduğum çeşitli herifleri eve aldım ve Sedat seyrederken onlarla sikiştim. Kocam bizi izlerken bir yandan da sürekli mastürbasyon yapıyor ve adam gittikten sonra da o beni sikiyordu.

Benim bulduklarımın yanı sıra kocam da eve adamlar getiriyor ve onlarla sikişmemi istiyor. Bu adamlar çoğunlukla iri yarraklı oluyorlar. Koca yarraklı adamların beni dört ayak üstü pozisyonda sikmelerinden ve amıma götüme akıtmalarından çok hoşlandığını söylüyor.

Kategoriler:

Genel

Yorum Ekle

E-Mail Adresiniz Yayınlanmayacak. Zorunlu Alanlar *

*