Evlendikten 2 yıl sonra eşimin babasına ait olan Bodrum’daki yazlığımızda bir tatil yapmaya karar verdik. Yazlık bir sitenin içindeydi. Eşim beni buraya ilk kez getirecekti.
Kendisi de yıllardır gelmemişti. İlk işimiz yıllarca boş kalmış daireyi temizlemek oldu. Temizlik sırasında sitenin getir götür işlerini yaptığı anlaşılan bir adam gördük.
Üstü çıplak altinda kot bir şort vardı, esmer ve kaslıydı, boylu poslu ve göğsü siyah kalın tüylerle kaplıydı. Adamdan içten içe etkilenmiştim bir saniyeliğine.
Eşim; “Bize çöp poşeti varsa getirir misiniz?” diye seslendi. Adam “Tabi ki.” diyerek çöp poşeti almaya gitti.
Elinde çöp poşetiyle geri döndüğünde eşim içeride birşeyler yapıyor, ben de kapının önündeki kolileri içeri alıyordum.
Bana çöp poşetlerini uzatırken “Yardım ediyim.” dedi. Ben de “Çok zahmet olacak ama iyi olur.” dedim.
Büyük kolileri tek çırpıda alırken iri bedenindeki kaslar geriliyordu. Onu izlerken amımdan yukarı bir ateşin harlandığını hissettim. Onun maskülenliği, sert bir erkek oluşu içimde bir hormon bombası patlatmıştı.
Akşam komşularımızla otururken bu adamın birkaç günlüğüne bir arkadaşının yerine baktığını öğrendik. Bense günboyu bu vahşi karizmatik erkeği unutamadım. Kolileri taşırken gerilen kasları amımı sırılsıklam ediyor, kirli sakallı kemikli yüzünün erkeksi hali meme uçlarıma kadar bir yangını ateşliyordu. Eşimin ise bu hislerimden haberi yoktu.
Bir gün sonra eşim evin ihtiyaçları için alışveriş yapmak üzere evden çıktı. Yalnızdım. İçgüdüsel olarak balkona çıktım ve onu aradım.
Havuzun başında bişeyleri tamir ediyordu. Ohh üstü yine çıplaktı. Esmer kaslı teninin üzerinden ter damlaları akıyor, elindeki aleti her kullanışında adeleleri geriliyordu. Yanıyordum artık. Ürkekçe seslendim:
-Bi bakabilir misiniz acaba…
Yavaşça arkasını dönüp bana baktı
-Buyrun?
Biraz umursamaz ve sert bir tavrı vardı. Amımda ufak bir kasılma hissettim.
-Dünkü yardımınız için teşekkür etmek istedim…
Sesim olabildiğince ince ve titrekti.
Bu güçlü erkek karşısında şimdiden eriyordum
-Önemli değil, ne zaman isterseniz… dedi ve işine döndü.
İçgüdüsel olarak bir kez daha “pardon” diye seslendim.
-Evde takılması gereken perdeler var da, eşim şuan evde yok, acaba yardım eder misiniz?
Bir an beni baştan aşağı süzdüğünü hissettim. Üzerimde kısacık bir şort ve askılı bir atlet vardı. Sütyen takmamıştım. Memelerim ve beyaz bacaklarımın tamamı ortadaydı. Onu istediğimi anlamış gibiydi. Kalbim duracaktı neredeyse.
-Olur. Şu işi bitireyim beş dakikaya oradayım.
O beş dakika geçmek bilmedi.
Bir saniyeliğine aklıma daha uygun bişey giymek geçtiyse de içgüdüsel niyetim engel oldu buna. Kendimi ona verecektim.
Kapı çalındı, kalbim hızla çarparken yavaşça gittim ve açtım. Bir saniye bakıştık. İçeri davet ettim. Göğüslerime bakıyordu.
-Su içer misiniz?
-Çok iyi olur.
Arkamı dönüp buzdolabına yöneldim. Beni izliyordu. Sadece eşimleyken giydiğim minicik şortum kalçalarımı tamamen ortaya çıkarıyordu. Şu şişesini alıp tezgahın üstüne koydum. Bardağı almak için ayak parmak uçlarımda dolabın üst rafına uzanmaya çalışıyordum. O an bana doğru yanaştığını hissettiğimde kalp atışlarım daha da sıklaşmaya başlamıştı. Bardağı aldım ona döndüm. Tam karşımdaydı. Elimdeki bardağı alıp kenara koydu. Boğazımdan tuttu ve sırtımı buzdolabına yasladı. O anda bu vahşi erkeğe teslim olmuştum.
Hoyratça dudaklarımı öpüyor, büyük kaba elleri memelerimde, götümde bacaklarımda dolanıyordu. Bir an öpmeyi ve bıraktı ve
-Kocan gelmez degil mi?
Bu sırada kot pantolonunun altındaki sertliği karnımda hissediyordum.
Aklım başımdan gitmişti. Amımın yangını tüm vücudumu sarmıştı artık.
-Yok… Gelmez daha. Hadi al beni, karın yap, kölen yap, fahişen yap.
Bunu duyar duymaz üstümdeki askılı atleti bir seferde çıkarıp kenara attı, beni kucaklayarak mutfak tezgahına oturttu. Çok güçlüydü ve sert davranışları çok hoşuma gitmişti. Ortaya çıkan memelerime saldırıyor, yoğuruyor, emiyor, ısırıyordu. Ben de kendimden geçmiş halde onun başını okşuyordum. Bembeyaz memelerimin pembe uçları zevkten dimdik olmuş, etrafı erkeğimin siyah sert sakalları her temas ettiğinde şehvetle kızarıyordu.
Ben de bu sırada erkeğimin kaslı sırtını, geniş güçlü omuzlarını ve kollarını okşuyordum. Küçük, beyaz ve manikürlü narin ellerim, kırmızı ojeli parmaklarım onun kaslı esmer teniyle delirtici bir kontrast yakalamıştı. Yakından hafif erkeksi ter kokusunu duyuyordum. Bu beni iyice azdırmış, kaslı bedenine dudaklarımla tapınma isteği uyandırmıştı. Omuzlarından başlayarak erkeğimi öpüyordum artık. Kaslı göğüsleri, boynu, dudakları…
Beni tekrar kucakladı ve bu defa içerideki koltuğa oturttu. Karşımda ayakta durmuştu ve kot pantolonundan kabaran o baş döndürücü sertlikle karşı karşıya kalmıştım. O tok sesiyle “dışarı çıkar bakalım onu” diye emretti.
Kemerini çözdüm ve düğmesini açtım, fermuarını güçlükle indirirken az çok neyle karşılaşacağımı tahmin ediyordum artık. Pantolununu indirdiğimde nutkum tutulmuştu. Külodunu indirdiğimde sallanarak dışarı fırlayan yarrak, eşiminkinden daha uzun ve çok kalın, kocaman bir erkeklik abidesiydi. Tüm sertliğiyle havaya dimdik dikilmişti. Bu manzarayı görür görmez onu iki elimle kavramak istedim.
-Al bakalım bebeğim ağzına.
Bu emir içimde bir kez daha hormon bombası patlattı ve erkeğime ahlaksızca gülümsedim. Ve sonra tapınırcasına o koca yarrağın başına bir öpücük kondurdum. Dudaklarımın arasına alıyor, boydan boya yalıyor, aşağı sarkan taşaklarını emiyordum.
Zevkten hayvani sesler çıkaran erkeğimi mutlu etmiş olma duygusu beni daha da azdırmıştı. Sonra kontrolü ele aldı ve saçlarımı toplayıp başımı sabitleyerek ağzımı sikmeye başladı. Onun istekli dişi köpeğiydim artık.
Ağzımı sikerken bazen gırtlağıma kadar sokup nefesimi kesiyor sonra tamamını azımdan çıkarıp nefes almama izin vererek beni ödüllendiririyordu. Bir süre sonra sonra beni saçlarımdan çekerek kaldırdı ve koltuğa döndürüp “domal” diye emreti. İkiletmedim. Ayakta arkam ona dönük bir şekilde hızlıca şortumu çıkardım. Erkeğimin önünde külodumu yavaş yavaş indirirken onun o kocaman elleri kalçalarımda geziyordu. Çırılçıplak bir şekilde koltuğa dizlerimle çıkıp öne doğru eğildim ve açıkta kalan, zevkten kabarıp şişmiş ıslak amımı ona çevirdim. Arkadan beni yalarken ben de aç bir dişi köpek gibi götümü sağa sola sallıyor ve yalvarırcasına inliyordum.
-Hadi artık, bana sahip ol, seninim, kadının yap beni güçlü erkeğim. mmhhh…
Güçlü kollarıyla belimi kavradı, koca yarrağının başını ona sunduğum aç amcığa yasladı. Sabrım kalmamıştı.
-Ohh hadi, ohh…
Ben kalçamı arkaya ittirip onu içime almaya çalışırken yarrağını tek seferde vahşice sonuna kadar sapladı.
Tiz bir çığlık attım. Kalın aleti daha önce eşimin girmediği derinliklerime girmiş ve amımı dağıtmıştı. Kadınlığım zirvedeydi artık. İçimi dolduran yarrağı geri çekti, ve sonra tekrar sapladı. Sonra kocaman erkekliği vahşice bir hızla amımda gidip gelmeye başladı. Zevk denizinde yüzüyordum artık. Onun sert kasıkları benim beyaz ve yumuşak götüme çarptıkça kalçalarım dalgalanıyordu. Saçımdan tutup daha sert vurmaya başladı.
-Off harikasın bebeğim, amın ne güzel senin böyle…
Bu sırada öne eğilip altta sallanan memelerimi kavrayıp sıkmaya başladı.
Amımdan yayılan şehvet beni artık bambaşka biri yapmıştı.
-Mmhhh erkeğim, sok hepsini içime.
Bu sırada sertleşen vuruşlar beni dünyadan koparmıştı. Peşpeşe orgazm oluyordum. Orgazmın şiddetiyle kasılıp gevşeyen am dudaklarım onun koca yarrağını daha da zevklendiriyor olmalıydı ki erkeğim de inliyordu.
Sonra beni bıraktı. O daha boşalmamıştı. İçimden çıkardığı esmer yarrak am suyumla parlıyordu. Çıkar çıkmaz yaylanarak havaya dikilmişti. Bir saniye bile dayanamadım bu görüntüye.
Tekrar yalvardım.
-Ohh sik beni, bi daha sik beni lütfen. Hadi erkeğim. Çok istiyorum seni.
Bu sırada mutfak tezgahının üzerindeki soğuk su şişesini ağzına dikmekte olan erkeğim şişeyi indirdi. Ağzını vahşice sildikten sonra acele adımlarla bana geldi ve güçlü kollarıyla beni kucağına aldı. Kucağında küçücük kalmıştım. Çelikleşmiş yarrağını tek seferde amıma gömdükten sonra beni ayakta kucağında hoplatarak sikmeye başladı. Amcığım alttan darbelenirken ben de erkeğimin neresi denk gelirse öpüyordum. Yaklaşık 10 dakika daha beni kucağında siktikten sonra yüz kasları iyice gerilmişti.
Ohh boşalacaktı. Ona içimden çıkmasını asla söyleyemezdim. Neyse ki hap kullanıyordum. Şehvet ve endişeyle kaçınılmaz sonu bekledim. Ve sonunda hayvan gibi hırlayarak koca yarrağından dölleri rahmime fışkırttı.
Beni koltuğun üzerine atıp banyoya geçti. Zevkten soluk soluğa titrerken banyoda yüzünü yıkayan erkeğimi izliyordum. Onun terler içindeki vücudunu ve hala dimdik duran koca sikini izlerken yarım kalan orgazmımı tamamladım. Tam olarak doyurulmuş ve sersem halde duvardaki saate baktım. Çok geç olmuştu.
-Eşim gelecek. Çabuk giyin ve git lütfen… nolur.
İkimiz de giyindik. Ben ortalığı toparlarken evden çıktı ve çıkarken eşimle karşılaştı. Eşim içeri girdi ve ne olduğunu sordu. “Yatağa geç bekle. Ben duşa giriyorum. Çıkınca anlatıcam.” dedim.

Kategoriler:

Genel

Yorum Ekle

E-Mail Adresiniz Yayınlanmayacak. Zorunlu Alanlar *

*